
Malumunuz
kentimizin -
Los Angeles oluyor- bir diğer
basketbol takımı
Sparks. Yani şehrin
bayan basketbol takımı. Ülkenin
en iyi iki oyuncusunu barındıran takımı. Biri
eski efsanelerden
Lisa Leslie. Diğeri de geleceğe damga vuracak, belki de
WNBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olacak, geçen sezonun hem
en değerli oyuncusu hemde
yılın çaylağı ödüllerini alan
Candace Parker.

Fakat bu sene
Lisa Leslie'nin
son senesi olacak. Yani belki de
son Normal Sezon MVP ödülünü kazanma şansı. Fakat
sezonun 6. maçında
Sacramento Monarchs karşısında
dizinden sakatlandı ve
2 veya 3 hafta içinde takıma geri dönmesi bekleniyor.
Toronto Raptorslı
Anthony Parker'ın
kardeşi olan
Candace Parker'ın da yakın bir geçmişte
Minnesota Timberwolveslu
Shelden Williams'tan bir
bebeği oldu. Sezon başında
Haziran sonu, Temmuz başı gibi döner deniyordu fakat şimdi bakıyoruz ki
1 buçuk ay sonra dönebilirmiş diyorlar.

Yani bu iki oyuncuyla beraber bu kadro
şampiyonluğa oynar. Ama bu iki oyuncu olmadan da
iyi işler yapar,
Playoffa rahatça kalır, kalması gerek fakat henüz oturmuş bir
takım kimyası yok. Özellikle
deplasmanda herkes kafasına göre oynuyor. Misal
sezonun ilk maçını evimizde ve
NTVSPOR ekranlarında
son şampiyon Detroit Shock'a karşı oynayıp
78-58 kazanırken sadece
2 gün sonra aynı takıma
52-81 yenildik deplasmanda. Daha sonra yine deplasmanda
Minnesota Lynx'e
76-87,
Indiana Fever'a
61-73 ve
Phoenix Mercury'ye
80-89 yenildikten sonra içeride
Sacramento Monarchs'ı
Lisa Leslie'nin oyunun başında sakatlanıp çıktığı maçta
67-47 yendik. Dışarıda
Batı Lideri Seattle Storm'u zorlamamıza rağmen
Lauren Jackson'u tutamayarak
67-69 yenildik.

Sadece
2 gün sonra bu sefer evimizde ağırladık
Batı Liderini.
Bu sabah 04.30 da yine
NTVSPOR'dan canlı izledik
İsmail Şenol'un anlatımıyla maçı.
Lisa Leslie'siz ve
Candace Parker'sız olabilirdik ama evimizdeydik ve 2 gün önce deplasmanda bayağı bir zorlamıştık. Neyse sadece
ilk çeyrek direnebildiler. Bir
Shannon Bobbitt çıktı ortaya ki,
Shannon Brown'dan devraldığı
gaz verme işini devam ettirdi adeta. İstatistikleri
4 sayı 8 asist 1 top çalma olabilir. Ama eğer maçı izlediyseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Hele
4. çeyrekteki crossover'ları adeta rakibiyle dalga geçercesine attığı
no-look paslar bize
2000 li yılların başındaki
Allen Iverson'ı hatırlattı. Maçın
Vanessa Hayden'la birlikte
kahramanıydı diyebilirim.
Vanessa Hayden, bir zamanlar
Beşiktaş'ta oynamıştı.
Yasemin Horasan'ın
biraz daha kalıplısı ve yüreklisi.
2-3 kez sakatlandı ama dönüp oynadı, yüreğini koydu.
Helal olsun. Maçın kazanılmasındaki
kilit etken ise
Lauren Jackson'ı ve
Sue Bird'ü hücumda etkisiz hale getirmekti. Onu da
Shannon Bobbitt ve
Vanessa Hayden kusursuz bir şekilde hallettiler. Bir de
2. 3. ve 4. çeyreklerde müthiş yüzdeli şut attık. Skor çok iyi dağıldı. Takımımızın
Lisa ve Candace'dan sonra
hücumda 3. ana opsiyonu olan
Tina Thompson sadece
8 sayı atmasına rağmen
5 oyuncumuz
10 sayı barajını geçti.
Seattle'da ise bu barajı geçen oyuncu sayısı yazıyla
sıfır...
Ariza'da maçtaydı bu arada, yanında da şehrin
beyzbol takımı olan
Dodgers'tan
Matt Kemp vardı.

Bu sene
formasına reklam alan iki takımdan biriyiz. Diğeri de
Phoenix Mercury.
3 galibiyet 5 mağlubiyetle Batıda 5. yiz.
3 galibiyette evimizde, 5 mağlubiyette deplasmanda. Bu
deplasman fobisine en kısa sürede bir son vermek gerek.
Doğuda Tammy-Sutton Brownlu Indiana Fever, Batıda ise Seimone Augustuslu Minnesota Lynx ligin tozunu atıyorlar. Şimdilik...
0 comments:
Post a Comment