Monday, June 29, 2009

İçerde Kraliçe, Dışarıda Ağa Kuması!

Malumunuz kentimizin -Los Angeles oluyor- bir diğer basketbol takımı Sparks. Yani şehrin bayan basketbol takımı. Ülkenin en iyi iki oyuncusunu barındıran takımı. Biri eski efsanelerden Lisa Leslie. Diğeri de geleceğe damga vuracak, belki de WNBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olacak, geçen sezonun hem en değerli oyuncusu hemde yılın çaylağı ödüllerini alan Candace Parker.

Fakat bu sene Lisa Leslie'nin son senesi olacak. Yani belki de son Normal Sezon MVP ödülünü kazanma şansı. Fakat sezonun 6. maçında Sacramento Monarchs karşısında dizinden sakatlandı ve 2 veya 3 hafta içinde takıma geri dönmesi bekleniyor. Toronto RaptorsAnthony Parker'ın kardeşi olan Candace Parker'ın da yakın bir geçmişte Minnesota Timberwolveslu Shelden Williams'tan bir bebeği oldu. Sezon başında Haziran sonu, Temmuz başı gibi döner deniyordu fakat şimdi bakıyoruz ki 1 buçuk ay sonra dönebilirmiş diyorlar.

Yani bu iki oyuncuyla beraber bu kadro şampiyonluğa oynar. Ama bu iki oyuncu olmadan da iyi işler yapar, Playoffa rahatça kalır, kalması gerek fakat henüz oturmuş bir takım kimyası yok. Özellikle deplasmanda herkes kafasına göre oynuyor. Misal sezonun ilk maçını evimizde ve NTVSPOR ekranlarında son şampiyon Detroit Shock'a karşı oynayıp 78-58 kazanırken sadece 2 gün sonra aynı takıma 52-81 yenildik deplasmanda. Daha sonra yine deplasmanda Minnesota Lynx'e 76-87, Indiana Fever'a 61-73 ve Phoenix Mercury'ye 80-89 yenildikten sonra içeride Sacramento MonarchsLisa Leslie'nin oyunun başında sakatlanıp çıktığı maçta 67-47 yendik. Dışarıda Batı Lideri Seattle Storm'u zorlamamıza rağmen Lauren Jackson'u tutamayarak 67-69 yenildik.

Sadece 2 gün sonra bu sefer evimizde ağırladık Batı Liderini. Bu sabah 04.30 da yine NTVSPOR'dan canlı izledik İsmail Şenol'un anlatımıyla maçı. Lisa Leslie'siz ve Candace Parker'sız olabilirdik ama evimizdeydik ve 2 gün önce deplasmanda bayağı bir zorlamıştık. Neyse sadece ilk çeyrek direnebildiler. Bir Shannon Bobbitt çıktı ortaya ki, Shannon Brown'dan devraldığı gaz verme işini devam ettirdi adeta. İstatistikleri 4 sayı 8 asist 1 top çalma olabilir. Ama eğer maçı izlediyseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Hele 4. çeyrekteki crossover'ları adeta rakibiyle dalga geçercesine attığı no-look paslar bize 2000 li yılların başındaki Allen Iverson'ı hatırlattı. Maçın Vanessa Hayden'la birlikte kahramanıydı diyebilirim. Vanessa Hayden, bir zamanlar Beşiktaş'ta oynamıştı. Yasemin Horasan'ın biraz daha kalıplısı ve yüreklisi. 2-3 kez sakatlandı ama dönüp oynadı, yüreğini koydu. Helal olsun. Maçın kazanılmasındaki kilit etken ise Lauren Jackson'ı ve Sue Bird'ü hücumda etkisiz hale getirmekti. Onu da Shannon Bobbitt ve Vanessa Hayden kusursuz bir şekilde hallettiler. Bir de 2. 3. ve 4. çeyreklerde müthiş yüzdeli şut attık. Skor çok iyi dağıldı. Takımımızın Lisa ve Candace'dan sonra hücumda 3. ana opsiyonu olan Tina Thompson sadece 8 sayı atmasına rağmen 5 oyuncumuz 10 sayı barajını geçti. Seattle'da ise bu barajı geçen oyuncu sayısı yazıyla sıfır...

Ariza'da maçtaydı bu arada, yanında da şehrin beyzbol takımı olan Dodgers'tan Matt Kemp vardı.

Bu sene formasına reklam alan iki takımdan biriyiz. Diğeri de Phoenix Mercury. 3 galibiyet 5 mağlubiyetle Batıda 5. yiz. 3 galibiyette evimizde, 5 mağlubiyette deplasmanda. Bu deplasman fobisine en kısa sürede bir son vermek gerek. Doğuda Tammy-Sutton Brownlu Indiana Fever, Batıda ise Seimone Augustuslu Minnesota Lynx ligin tozunu atıyorlar. Şimdilik...

0 comments: