Saturday, July 18, 2009

Yorgun ve Umursamaz!

Nürnberg maçındaki oyunun özetidir bu başlık. Ulm maçı göz boyamaymış demek ki. Ya da Daum oyuncuların pestilini çıkarıyor antrenmanlarda. Ben 2. cümleye inanmak istiyorum. Organizasyon sıfır. Defans sıfır. Bulabildiğimiz pozisyon sayısı bir elin parmaklarının yarısından az. İlk 2 golümüz rakibin Futbol Komedileri adlı videolara geçecek bireysel hataları sonucu. Verdiğimiz gol pozisyonları içler acısı. Maçın Fenerbahçe adına en iyisi Deivid. Bilica'yı daha bir dikkatli izledim. Çok çok çok yavaş. Bir kaç yerinde müdahaleleri olmadı değil ama gerçekten çok ağır kalıyor. Yani bilemiyorum gerçek oyunu bu mu? Sivas'ta hiç izlemedim, izlesem de dikkat etmedim. Lugano defteri de kapanmış zaten. Aziz Yıldırım; "2 transfer" diyor ama ben şimdi hesapladım 4 transfer lazım. Defansın ortasına, sol kanada, ön liberoya ve forvete 4 kaliteli, 2 si yabancı transfer lazım. Yarın saat 12.00 da FBTV'de Aindling maçı var. Bugünkü kadrodan kimse oynamayacak. Gençleri göreceğiz bir de...

Kim ne demiş? - Bülent Uygun

"Hakem Anderlecht'i tutuyormuş; burada da PSV hayranıymış. Maçtan önce bir arkadaş, hakemin PSV'li olduğunu söylemişti. Ama bizim için sorun değil, organizatöre söyledik hakem gelsin biz 9 kişi devam ederiz"

Bugün oynanan Sivasspor-PSV Eindhoven hazırlık maçında 18. dakikada PSV, Dzsudzsak ile 1-0 öne geçti. Daha sonra 26 ve 28. dakikalarda Sivasspor'dan M'bemba ve İbrahim Dağaşan kırmızı kartla oyundan atıldı. Bu olaylardan sonra tartışmalar çıktı. Bir kaç Türk seyirci sahaya girdi ve hakem soyunma odasına gitti. PSV Takımı da soyunma odasına gidince Bülent Uygun, TRT Kameralarına bu açıklamayı yaptı. Maç 3-0 sona erdi.

Film Replikleri # 1

"In my opinion, the best thing you can do is find a person, who loves you for exactly what you are. Good mood, bad mood, ugly, pretty, handsome, what have you... The right person will still think the sun shines out your ass. That's the kind of person that's worth sticking with."

J.K. Simmons - Mac Macguff/JUNO

2009-2010 Beşiktaş Formaları

Beşiktaş dün akşam Saat 20.00 da Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri'nde tanıttı yeni sezon formalarını. BJK TV canlı verdi. Geçen sene Fenerbahçe Formaları hakkındaki düşüncelerimi paylaşmıştım sizlerle. Bu her sene farklı dizaynda forma modasını biz çıkarttık. Beşiktaş ve Galatasaray'da sürdürüyor. Pek samimi bulmuyorum. Kesinlikle çıkar amaçlı bir olay. Eskiden yoktu böyle birşey. Fenerbahçe dendi mi Çubuklu, Galatasaray dendi mi Parçalı, Beşiktaş dendi mi Üst beyaz, Alt siyah formalar akla gelirdi. Şimdi binbir çeşit forma var. Beşiktaş'ın yeni formaları da Çubuklu, Asimetrik Damalı ve Pençe. Yani fazla yaratıcı olmasa da güzel ama Beşiktaşlı çoğu arkadaşım beğenmediler. Beyaz Forma Siyah Şort çıkmamış bu sefer. Bu inanılmaz. Bir 4. forma daha çıkacakmış belki odur ama sonuçta üzülmeyin Kadıköy'de giyilen forma yine Efsane Bağcıklı olacak.

Kristen Stewart

Farklı bir güzellik!

Friday, July 17, 2009

Aziz Yıldırım vs. Adnan Polat

34 FB 1907’liler, 34 AT 0110, 34 GS 1905’liler, ne yaratıcılar!


Uğur Dündar yine ayna tuttu bize, bizi bize gösterdi yine.
Eline sağlık!
***
İşte Arena’daki ‘2009 model biz’...
En kralına gider, ruha muha, sembole membole, 10-15 milyon ve 10-15 dakika yeter, artar bile!
Paramız var, para bu, boru mu?
Kızmaca darılmaca yok, sokağa böyle yayıldı bu, bu muhabbetin sokaktaki durumu bu.
Yılda 2 milyon euro kazananın, en dokunulmazın, sembolun, ruhun, en değerlinin Aston Martin’e binenininpiyasa da alım satım vaziyeti, satış öncesi şekli, satışın vaziyet planı bile böyleyse...
Zavallı ben, sen, o, biz, siz, onlar!
Kaç paralık adamım adamsın adam, kaç paralık adamız adamsınız adamlar!
Daha sonrası herhalde bu.
Alayımıza gider.
Mi?
Daha daha sonrası da bu.
Mu?
Herhalde!
***
Alırım, malırım!
E al, vermiyorlar mı, e 25 ver, yine mi no, 35 ver, 40 ver, daha çok ver.
45’e, 55’ e 100 de 100 verirler.
Mesela 75’ e 100 de 101 verirler.
E al işte!
Ver, al!
Üstelik Polat girer o odaya, o ikna eder Arda’yı, 10-15 saniye ya sürer ya sürmez.
75 bu!
Boru mu?
Sonra FB yönetimine, GS’ın borcunu hafiflettiği için plaket verilir.
Sonra GS’ın ruhu, sembolü göz bebeklerinde biriken yaşlarla, karışık duygular içinde izler bu alışverişi.
Sonra duygulanır.
Sonra hüngür hüngür ağlar.
Herhalde.
Ve...
En son happy son.
***
Galatasaray yüklüyor da yüklüyor 20 yaşındaki yıldızına.
Sembolümüz, kaptanımız, 10, yeni Metin Oktay, Galatasaray’ın ruhu, ruhumuz, Ali Sami Yen’in torunu filan...
Falan...
Yükle babam yükle.
Alt alta koy, topla, çarp, çıkar, çıkan şey bir hiç, 10-15 milyon, 10-15 dakika...
Hepsi bu.
En değerli malını ne hale getirdi GS yönetimi.
***
Bu bir satranç.
Canlı yayında satmayı deneyebilirdi Polat,”bu paraya olmaz, 45, 55, 75 ver şimdi hemen al, çıkmaz mı o kadar, e çıkartınca gel o zaman, filan”...
İyi hamle olurdu.
Mat’ı bile vardı sonunda.
Şimdi o mat olabilir.
***
Arda çok konuşuyor, konuşturuluyor, yönetimin bile üstünde sanki.
Polat, sonra Arda, sonra herkes...
Fotoğraf böyle.
Arda iyi futbolcu, bir de belki iyi, sempatik sevimli bir çocuk en fazla, hepsi bu, daha fazla değil, anlarsa iyi olur ama, herşeyden anlamak, konuşmak, her şeyden çakozlamak durumunda değil, ruh, sembol olmak durumunda hiç değil.
Futbolda yaratıcılığı sınırsız olan Arda’nın saha dışındaki yaratıcılığı ‘0’ gibi.
Aston Martin’inin plakası 34 AT 0110.
Muş.
Arda Turan 10, 10’un önündeki iki rakam da 10, ama tersten, 01.
2009 da en renklinin, en zekinin, en yaratıcı gözükenin seçtiği plaka bu.
Ülkedeki milyonların yarısından fazlası adının soyadının baş harfini plakasına koymak için bir kolunu verecek nerdeyse.
Müteahhit ‘Mehmet Mehmetten’ ‘MM’ alır, anlarım bunu,‘34 MM MÜT’, cuk oturur.
Aaa bak Mehmet geçiyor.
Arda niye böyle bir plaka alır?
?
MO(Metin Oktay) müthiş olurdu, şaka tabii, ya da GR(Galatasaray ruhu), ya da sadece R(ruh) veya GSS (GS’ın sembolü).
Dalga geçiyorum tabii, takılmam böyle şeylere, Clubman’i alırken “özel plaka istermisiniz bir isteğiniz var mı“ dediler, ”içinde B,T,G olmasın yeter“ dedim (göbek adım Teoman).
Acaba 34 M(Milliyet)li mi alsaydım?
Şimdi aklıma geldi valla.
Tüh keşke!
Arda da saha dışında yaratıcılık maşallah ‘0’.
Mış.
Gözümüzde fazla mı büyütmüşüz.
Yazıyla da sıfır.
Saha içinde kalmaya gayret etsin.
Bence.
***
GS televizyonunda onu izledim, kitap gibi konuştu, bilge gibi, kızılderililerin reisleri gibi konuştu, sembol, ruh gibi konuştu, Ali Sami bey yaşasa böyle konuşurdu
Zorladı, zorlandı.
Büyümüş de küçülmüş gibiydi.
Daha 22 sinde ya, 82 sinde gibiydi.
Yazık çocuğa!
Alt tarafı 20 yaşında bir genç...
Hata yapmayacak kadar zavallı olma durumuna, son sürat ilerliyor.
***
Arda’nın talihsizliği FB’nin şu günlerde ona mecburen sulanması.
Guiza hala yok, Daum geldi, içerde başarı filan tamam da, garantisi yok, tatmin etmedi FB’liyi pek, tek Semih’e kalmış ilerisi şimdilik...
Rijkaard da gelmiş, hem de Neeskensle filan...
20,45 gibi bir laftı ”Ardayı bir odaya girsem 10-15 dakikada alırım” lafı.
Hepsi bu!
Polat fazla ciddiye aldı, Arda’ya çok yükledi, bu oyunu iyi oynayamadı.
***
Dün Emre Belözoğlu da,“FB’ye Ardayı isterim “demiş.
Miş.
Hoppala!
Ya ‘tesadüf’,ya ‘ne tesadüf’...
Emre kim?
O dünlerin Ardası.
Galatasaray da yetişti, menajeri GS’a 5 lira kazandırmadan götürdü, dışarda oynadı-oynamadı, iyi sözleşmeler yaptı, FB’nin ona verdiğinin yarısını veren çıkmayınca, ülkesine getirdi.
Bir rivayete göre Emre’nin menajerinin şirketinin esas patronu Emre’ymiş, menajeri Arda’nn da menajeri, yani Emre, Arda’nın menajeri.
Offff, çok karışık değil mi?
Tam ‘Türk işi’, iyi bilir Emre bu deyimi İtalya’dan.
***
Bunların hepsi rivayet, palavros da olsa bir gerçek var, Emre gibi saha dışında sevimli, cana yakın, sempatik, terbiyeli birini bir aralar bu kadar antipatik hale getiren menajer, Arda’nın da menajeri.
***
Ardanın etrafı fena halde sarılmış, sarrrılmış, sarrrılmış.
Bu çemberin dışına çıkabilir mi?
?
***
Şansı yanında olsun, ihtiyacı olacak ve takılmasın bana fazla, gülüp geçsin en fazla, iki kere okusun bu yazıyı, ikincisinde daha iyi gelecek ruhuna.
Nokta!

Rakip Honvéd

Avrupa Ligi 3. eleme kuraları çekildi. Rakip Macaristan'ın Budapest Honvéd takımı. 1 sene sonra yine Budapeşte'ye gidiyoruz. Köklü bir klüp. Macaristan'da başarılı ama dışarıda tık yok. 13 lig şampiyonluğu 7 tane de lig kupaları var. Geçen sene ligde 13. olmuşlar ama kupayı kazandıkları için Avrupa'ya katılmışlar. Stadları 10.000 kişilik Bozsik Stadı. İlk maç 30 Temmuz'da Kadıköy'de. 2. maç 6 Ağustos'ta. Ancak deplasmandaki maç seyircisiz olacak. Geçtiğimiz yıl Inter-Toto'da Sturm Graz karşısında taraftarları ırkçı tezahurat yapmış dolayısıyla 2 maç seyircisiz oynama cezası almışlar. 2. maçın cezasını seneye çekecekler artık. Çünkü klişe olacak ama 6 Ağustos Turistik gezi olur. Hem Daum'un ekibi hiç gitmemiş Budapeşte'ye iyi oldu onlar için.

Galatasaray, Tobol'u geçerse Sliema/Netanya galibi ile oynayacak. Sivasspor'a ise Anderlecht çıkmış. Celtic, Panathinaikos, Shakhtar, Sporting Lizbon ve Anderlecht arasından çekebilecekleri en kolay takımı çektiler ama bu sene geçtiğimiz iki senedeki Sivas yok gibi. Elenirler...

Thursday, July 16, 2009

Hayırdır?

Fenerbahçe Takımı @ SkylinePark/Bad Wörishofen
*Resmi büyütmek için üstüne tıklamanız yeterli.

Tob Tobolalı Böyle Kötü Futbol Görmedi!

Eh, azıcık zorlasak hayatımda izlediğim en kalitesiz maç olacak. Ne Tobol'un oynadığı bir şeye benziyor ne Cimbom'un. Hadi Galatasaray gençleri sürmüş sahaya. Eldeki sağ kalan hücumculardan Arda ile Baros yedek. Erhan Şentürk'lere, Aydın Yılmaz'lara bel bağlamış Rijkaard onu geçiyoruz. E be Tobol hakikaten de bu kadar mı kötü oynuyorsunuz siz? Yahu 3 pas yapamadı adamlar. 2 pas yaptıktan sonra otomatikman Sarı Kırmızı gördükleri yere atıyorlar topu. 2. dakikada gelen şok gol bile uyandırmadı -sözde- Aslan'ı. 2. yarı Arda ile Baros oyuna girdi girmesine ama tek gol pozisyonuna girmeden tamamladı maçı Galatasaray. Tabii ki Galatasaray bu turu geçecek, 2. bir Trömsö faciasını kaldırmaz bünyeler ama biraz ciddiye(t) alsaydınız be kardeşim takımı. Alpaslan Erdem'in kulakları iyice çekilmeli, o ne artist hareketler öyle... Sabri mi? Tabii ki bir şey diyemem. 16 Temmuz'da bu kadar oluyor demek ki...

Matteo vs. 599 F1

Ferrari...
Çakma İtalyan.
29 yaşında.
100 metreyi 12 saniyede koşuyor.
***
Ferrari bu.
***
Orijinal İtalyan.
0 yaşında.
100 kilometreye 4 saniyede çıkıyor.
***
Bu da Ferrari.
***
Bi tanesi Beşiktaş’ın aldığı Matteo Ferrari... Öbürü, dünyanın en ünlü spor otomobili, Ferrari 599 F1...
***
Beşiktaş’ın aldığı Ferrari’nin maliyeti, 14.5 milyon euro... Öbür Ferrari, 460 bin euro... Yani, Beşiktaş’ın aldığı Ferrari’nin parasıyla, öbür Ferrari’den 31 tane alınabiliyor.
***
Siz başkan olsanız...
***
Şampiyon olmak için, 14.5 milyon euro verip futbolcu Ferrari’yi mi alırsınız? Yoksa, yedekleriyle beraber bütün takıma birer tane, bir tane de teknik direktöre olmak üzere, “şampiyon olun, hepinize Ferrari 599 F1 vereyim” mi dersiniz?

Lamar Odom Sorunsalı

Sağda solda haberler yayılmaya başladı. Lamar Odom, Lakers ile anlaşma konusunda pürüz çıkarıyor. Lakers'ta, Ariza'ya yaptığı gibi oyuncunun üzerine düşmeyip restine rest ile yanıt veriyor. Odom, Lakers'tan 5 yıl için 50 milyon dolar istiyordu. Lakers yıllık 9 milyon dolar teklif etti, Odom kabul etmesine etti ama bu seferde kontratın süresi problem oldu. Lakers 3 yıllık kontrat teklif etti. Lamar ise geleceğini iyice garantilemek için 5 yıllık bir kontrat istiyor. Odom'ın kozları Miami ve Dallas. Ancak ikisi de mid level in üzerinde teklif yapamaz şu an Odom'a. Yani her halükarda bizi istemezse başka bir takımda çok daha az bir paraya oynayacak Odom. Bu da saçmalık oluyor haliyle.

Ancak Odom'un para konusunda sorun yaratmasını da anlayabiliriz. Artık bir yüzüğü var. 30 yaşına gelmiş. Muhtemelen bu alacağı son yüksek kontrat olacak. Kalırsa da ilk 5 başlamayacak yine benchten gelecek. Acaba geçen sene benchten gelmeyi severek mi yaptı? Hiç zannetmiyorum. Zorunluluktan yaptı. Hatta ilk başlarda Phil ile tartışmışlardı bile. Daha sonra şampiyon olmak için o da kabul etmek zorunda kaldı. Demem odur ki geleceğini garanti altına almak istiyor Odom ve belki de ilk 5 başlayabileceği bir takımda oynamak istiyor. Bize düşen artık bu konuyu daha fazla uzatmayıp Odom'a istediği parayı vermektir bence.
Düşünün Odom giderse alabileceğimiz uzunlar kısıtlı. Drew Gooden, Chris Wilcox, Ben Wallace, Joe Smith gibi isimler. Bunları alamazsak ta uzun rotasyonunda sağlam bir Gasol dışında Bynum, Powell, Mbenga gibi her an herşeyi yapabilecek sürpriz isimlere emanet edeceğiz şampiyon takımı. Yani Odom giderse şampiyonluk %90 hayal şu kurtlar sofrasında. Duy sesimi Buss..!

Samba Out Tango İn

50. Copa Santander Libertadores bu sabaha karşı 04.00 da Belo Horizonte'de sahibini buldu. Cruzeiro'nun sahasında oynadığı maçı Estudiantes, 1-0 yenik durumdan maçı 2-1 e çevirerek kazandı ve 4. kez kupanın sahibi oldu. Bu iki takım ilk turda aynı gruptaydılar. Cruzeiro evinde Estudiantes'i 3-0 yenereken, Arjantin'de ki maçı Estudiantes 4-0 kazanmıştı. Tabii o maçta Cruzeiro takımı, Buénos Aires trafiğinde yolunu kaybetmiş, stadı neredeyse maç saati bulmuş ve antrenman yapmadan maça çıkmıştı. Finalin ilk ayağında ise tek kale oynayan bir Estudiantes ve kalede devleşen bir Fabio vardı. Bu maçta Cruzeiro'nun ilk maçtaki kadar sönük kalmayacağını biliyorduk. Nitekim topu ayağında tutup bol pas yapan bir Cruzeiro izledik ama Estudiantes'te çok sağlam defans yapıp kontradan gol bulmayı amaçlamışlardı. Yani ilk yarıdaki oyunlara baktığımızda Estudiantes'in güven verdiği çok açıktı. Cruzeiro'lu futbolcular tabii ki birşeyler yapmak istiyorlar ama çevik ve uzun Estudiantes defansının arasında bücür ve çelimsiz kalıp top kaybı yapıyorlardı. Buna rağmen 51' de Henrique'nin sert şutu defansa çarpıp kaleciyi kontrpiyede bırakınca Cruzeiro 1-0 öne geçti. Estudiantes'in cevabı gecikmedi. Henüz golden 5 dakika sonra Veron'un müthiş arapasında Cellay sağ kanatta topla buluştu. Bu oyuncunun yerden ortasına Gaston Fernandez dokundu ve skoru 1-1 e getirdi. 72' de ise Veron korneri kullandı, Boselli şık bir kafa vuruşuyla Estudiantes'i öne geçirdi. Daha sonra Cruzeiro tek kale oynasa da golü bulamadı -bir topları direkten döndü- ve Estudiantes Şampiyon oldu.

Maçı Meltem TV verdi. Spiker Murat Bey ve Yorumcu Deniz Bey hakeme maç boyu giydirdiler ama en az hakem kadar saçmaladılar bütün yayın boyunca. Özellikle "Gollü bir maç olacak." fantezileri ilk maçtan beridir vardı zaten. Sürekli "Gol bekliyoruz" demeleri, Spiker Murat Bey'in maçı anlatırken çok konuşma hatası yapması ve Yorumcu Deniz Bey'in maç bittikten sonra kapanıştaki "Futbol Meltem TV'den izlenmeye devam edecek." cümlesi ve daha bunun gibi bir sürü şey nedeniyle sınıfta kaldılar bence...

Son olarak; En son 2007 de TV8 Ekranlarında Boca Juniors-Gremio Finalini izlemiştim. O zaman Boca'mız Riquelme önderliğinde 3-0 ve 2-0 lık galibiyetlerle ezmişti Gremio'yu. 2 yıl sonra değişen bir şey olmadı. Arjantin yine Brezilya'ya üstünlük sağladı. Ha bu arada Veron herhangi bir Avrupa takımında banko ilk 11 oynar hala. Ben bu final maçlarında bunu anladım...

Wednesday, July 15, 2009

İyi ki Doğdun Önder!

Fenerbahçe'miz nihayet yeni sezonu açtı. Almanya'da sürdürdüğü yeni sezon hazırlıklarında ilk özel maçında Münih Bölgesel Lig ekibi SSV Ulm 1846 ile Donau Stadı'nda karşılaşan Fenerbahçe, rakibini Gökhan Gönül, Semih(2), Deivid ve Önder'in golleriyle 5-0 mağlup etti. FBTV'nin canlı verdiği maça gurbetçi vatandaşlarımızın ilgisi büyüktü. Yeni transferlerimizden sadece Bekir ve Bilica oynadı maçta ve ikiside hazır gözüktü. Özellikle Bilica çok rahat bir oyun oynadı. Maçın geneline baktığımızda birazcık Alex'in dışında her futbolcumuzun istekli olduğunu görüyoruz. Bu da geçen sezonki boşvermişlikten sonra yeni sezon için iyiye işaret. Bol bol pas yapıp, bol bol gol pozisyonu yakaladık. Bitiricilikte problem yaşasakta attığımız 5 golde birbirinden güzeldi. Maçın en iyi oyuncusu bence Semih Şentürk'tü. Kral, ilk yarıda ne kadar şanssız olsada attığı 2. golü, 3. goldeki takipçiliği, Alex ile uyumu ve ceza sahası içindeki etkinliğiyle formundan birşey kaybetmediğini gösterdi. Her ne kadar takım hazır gözükse de bazı bölgelere takviye yapılması gerektiği çok açık. Kale ve Defans bölgemizde sorun yok. Hele ki Lugano'da dönerse büyük bir forma savaşı olur orada. Sol kanat bütün sene Uğur ile yürümez. Ama orada Mehmet Topuz ve Özer'de görev yapabileceği için orada da sorun yok diyelim. Sağ kanatta da Deivid-Kazım sezonu kaldırabilir. İki mevkii kalıyor. Ön Libero ve Forvet. Bence bu bölgelere kesinlikle takviye yapmalıyız. Özellikle ön liberoya sağlam bir yabancı şart. Poulsen deniyor ama bence Poulsen tamamen medyayı oynatmak amacıyla kullanılan bir silah. Aykut Kocaman Brezilya'da futbolcu izliyor. Yine Güney Amerikalı bir isim alacağız. Aziz Yıldırım'da dün akşam; "2 transfer kesin" dedi. Bekliyoruz.

Son olarak maçın son golünü atan Önder'e de İyiki doğdun diyoruz!

Monday, July 13, 2009

Yaratıcılıkta Son Nokta!

Yorum kısmına arada bir yazan Çaque'ye teşekkür ederiz...

Sunday, July 12, 2009

Mağlubiyeti Kabullenmek!

Yorumsuz!